Sinan ÖZEDİNCİKKriz ortamında yiyecek sektöründeki orta ölçekli şirketlerin yüzü güldü.
Geçen eylülden beri krizle yatıp krizle kalkıyoruz. "Battık, yandık, bittik" nidaları havada uçuşurken insan ister istemez "Hiç mi iyi şey olmuyor?" diye soruyor. Çok gündeme gelmese de bu kriz ortamında yüzü gülen şirketler de var. Biz onlara "Krizi fırsata çevirenler" diyoruz. Bu hafta size, krizi fırsat bilip büyüyen üç şirketten söze edeceğim. Aslında böyle çok örnek var ama birçok ortak noktaları olduğu için bu üç şirketi ele aldım. Yeme-içme sektöründe hizmet veren bu üç şirket, Beyoğlu'ndaki "Bibuçuk" adlı kanatçı, bir asırdan fazladır hizmet veren krizde 500 metrekarelik yeni bir şube açan "Beyaz Fırın" ve diğeri de "Etçii" adlı kasap-restoran.
LÜKS SEMTLERE YERLEŞİYORLAR
Bibuçuk, ucuz yemek servis ettiği için krizde cirosunu artırmış ve dolayısıyla gözünü yukarıları dikmiş. Kiraların düşmesiyle birlikte Bağdat Caddesi'nde ikinci dükkanını tuttu... Beyaz Fırın, birçok rakibi şube kapatırken Ataşehir'de 500 metrekarelik yeni bir şube açtı. Diğer yandan kriz nedeniyle en ucuz yiyecek olan patatesli poğaçanın satışı patladı ve cirolarında önemli bir teşkil etmeye başladı. Etçii ise, krizi tam anlamıyla fırsat bilen bir şirket. Bebek'te yeni yer tuttu. Haftaya Mecidiyeköy'de bir yer açacak. Bir yıl içindeki hedefi 15 restoran, ikinci yıl ise 50 şubeye yükselmek.
Krizde cirosu % 20 arttı
"Kuş gribinin vurduğu gibi, bu kriz bizi vurmadı" diyen Hakan Akalın, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Son sekiz aydır aksine işler arttı. Bizde ciroda yüzde 20 artış var. Adam başı 60-70 liralık bir yer değiliz. Pahalı yerlere gidemeyen insanları çekiyoruz. Bizim mönümüz kişi başı 25-30 TL aralığında.
Sosyete kanatçısının gözü lüks semtlerde
AYNI zamanda Boğaziçi Üniversitesi'nden dönem arkadaşı olan, hatta üniversiteye kayıt kuyruğunda samimi olan Devrim Sirmen ve Hakan Akalın, bibucuk konsepti ile bir pub-restoran oluşturmak için yola çıktılar. Yine okul arkadaşları Mehmet Akkent'in de onlara katılımı ile son şekli verilen bibucuk bugünkü tarzının temellerini Beyoğlu'nda 2001 yılı sonlarında attı. Şimdi ise 2007 yılı Caddebostan sonra 45 gün sonra Bağdat Caddesi Suadiye'de 3.şubeyi açıyorlar. Cadde'de kriz nedeniyle kiraların düştüğünü görünce, hemen bir dükkan kaptılar. 2001 yılında bu markayı yaratan Devrim de, Hakan da sektörde işletmeci oldukları için, bilgi ve birikimlerini, özellikle de mutfak tecrübelerini, bu yeni konseptte bire bir mutfağa girerek yansıttılar. Özellikle bibucuk kanatı ortaya çıkarmak onların yaklaşık iki bucuk ayını aldı. Bibucuk, 3 yıl önce Oytun Yazdiç'in de ortaklığa dahil olması ile kısa sürede hızlı büyümeye başladı.
Ciro % 6 artınca şubeler çoğaldı
İKİNCİmekan ise İstanbul Anadolu Yakası'ndan Avrupa'ya bir türlü geçemeyen 173 yıllık Beyaz Fırın... 1836 yılında Balat'ta "Bulgar'ın Fırını" adlı bir poğaça dükkanı ile başlayan hikayesi, Makedonya'dan Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'a göçen Stoyanof ailesinin, İmparatorluk vatandaşlığından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına kadar geçen yolculuğu bugün İstanbul Anadolu Yakası'nda 5 şubesi ve 2008'deki 8.4 milyon TL'ik cirosu ile dikkat çekiyor. Ekonomik krizi fırsat bilip Ataşehir'de 500 metrekarelik bir şube açan marka, kasım ayı sonrasında krize rağmen cirosunu yüzde 6 oranında bir artış yakalamayı başardı.
Kasap-restoran Etçii Bebek'te yer açıyor
ÜÇÜNCÜmekan ise Etçii, beş yıldızlı oteller ve tanıdığımız bütün lüks restoranların et tedarikçisi... 1996'da, kurulan Etçii, kasap restoran konseptini şimdi Türkiye geneline yayıyor. Yüzde 100 yerli ırk hayvanları seçen Etçii, bugün 2 bin 500 m2 kapalı, bin m2 açık, dev bir alanda hizmet veriyor. Şarküteri, kasap ve restoran bölümlerinde etin binbir çeşidini sunan Etçii'de yok yok. Etçii talep üzerine şu an sadece Tuzla ve Ataşehir'de hizmet veren kasap restoranlarının sayısını artırmaya karar verdi. Ataşehir'den sonra Bebek ve Mecidiyeköy'de de açılacak olan Etçi 2009 sonuna kadar İstanbul'da 15 kasap restorana ulaşmayı hedefliyor.
Ne yalan söyleyeyim; önce
kitabının adı çekti ilgimi: Bana
modern Türkün tarifini
yapabilir misin Kaan? Eskiden
taksiciler ya da
kahvehanedekiler beyin
fırtınası yapmaya bayılırdı,
şimdi bunlar internetteki
forum sitelerinden yapılıyor
gerçeğinden yola çıkarak AB serüvenimizi
masaya yatırıyor Kanetti yeni romanında.
Ve "Bu benim en siyasi romanım" diyor...